Ağrı Artık Sahipsiz Değil
Yıllardır aynı cümleyi duyduk.

"Ağrı sahipsiz..."
Ne zaman bir sohbet açılsa, ne zaman şehrin geleceği konuşulsa mutlaka birileri çıkıp bu cümleyi kurardı. Sanki bu şehir kaderine terk edilmiş, sanki bu memlekete hizmet edecek kimse kalmamış gibi...
Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda ise aynı cümleyi kuranlara sadece şaşırıyorum.
Çünkü benim gördüğüm Ağrı ile onların anlattığı Ağrı arasında dağlar kadar fark var.
Uzun yıllar bu şehir gereksiz tartışmaların, siyasi çekişmelerin, bürokratik krizlerin ve kişisel hesapların gölgesinde kaldı. Hizmetten çok kavga konuşuldu. Yatırımdan çok polemik üretildi. Devlet kurumları arasında uyum yerine zaman zaman kopukluk yaşandı. Bunun bedelini de her zaman olduğu gibi Ağrı ödedi.
Fakat son dönemde bu tablo değişmeye başladı.
Bu değişimin merkezinde ise benim kanaatime göre iki isim bulunuyor.
Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt ile AK Parti Ağrı İl Başkanı Dt. İlhami Yıldız...
Biri devleti temsil ediyor, diğeri siyaseti...
Ama ikisini ortak noktada buluşturan tek bir hedef var: Ağrı.
Göreve geldikleri günden bu yana şehrin enerjisini kavgaya değil hizmete yönlendirdiler. Ayrışmaya değil birlikteliğe öncelik verdiler. Polemik üretmek yerine çözüm üretmeyi tercih ettiler.
Sonuç ortada...
Yıllarca konuşulan ama bir türlü ilerlemeyen projeler peş peşe hayata geçiriliyor.
Yeni sağlık yatırımları...
Yeni hastaneler...
Adliye binası...
Emniyet Müdürlüğü yatırımları...
Tıp Fakültesi konusunda atılan önemli adımlar...
Şehrin dört bir yanında devam eden yol çalışmaları...
Köy içi parke projeleri...
Sulama yapıları...
Parklar...
Yeşil alanlar...
Gençleri sporla buluşturan organizasyonlar...
Ulusal ve uluslararası spor müsabakaları...
Festivaller...
Turizme yeni bir vizyon kazandıran sıcak hava balonları...
Motor sporları organizasyonları...
Bütün bunlar tesadüfen olmuyor.
Bunların arkasında güçlü bir koordinasyon, uyumlu bir çalışma anlayışı ve memleket sevdası var.
Belki de en önemlisi...
Bugün Ağrı'da geçmiş yıllara göre çok daha huzurlu bir kamu yönetimi anlayışı hâkim.
Valilikten , kamu kurumlarından il müdürlüklerine kadar birçok alanda uyum içinde çalışan bir bürokrasi görülüyor.
Kurumlar birbirleriyle yarışmıyor; birbirlerini tamamlıyor.
Kişisel hesaplar değil, ortak hedefler konuşuluyor.
İşte asıl başarı da burada başlıyor.
Çünkü yatırımın olduğu yerde güven olur.
Güvenin olduğu yerde huzur olur.
Huzurun olduğu yerde ise kalkınma kaçınılmazdır.
Bugün Ağrı'nın sokaklarında dolaşan herkes şehrin havasının değiştiğini hissediyor.
İnsanlar geleceğe daha umutla bakıyor.
Esnaf yatırımın artmasını istiyor.
Gençler şehrin adının güzel projelerle anılmasından memnuniyet duyuyor.
Köyler hizmet alıyor.
Üretici destek görüyor.
Şehir her geçen gün yeni bir kazanım elde ediyor.
Elbette yapılacak daha çok iş var.
Ağrı'nın hak ettiği noktaya ulaşması için daha fazla yatırım, daha fazla proje ve daha fazla hizmet gerekiyor.
Ama yapılanları yok saymak da emeğe haksızlık olur.
Bugün hâlâ "Bu şehir sahipsiz." diyenlere tek bir tavsiyem var:
Önce etrafınıza bakın.
Sonra yapılan hizmetleri görün.
Şantiyelere gidin.
Köyleri gezin.
Yapımı süren yatırımları inceleyin.
Gençlerin yüzündeki umudu görün.
O zaman belki siz de kabul edersiniz ki...
Bu şehir artık eski Ağrı değil.
Bu şehir artık yalnız bırakılmış bir şehir değil.
Bu şehir artık devletin tüm kurumlarıyla, güçlü bürokrasisiyle, uyumlu siyaset anlayışıyla geleceğe yürüyen bir şehir.
Benim inancım odur ki; Vali Dr. Önder Bozkurt'un devlet tecrübesi ile AK Parti İl Başkanı Dt. İlhami Yıldız'ın siyasi koordinasyonu aynı kararlılıkla devam ettiği sürece Ağrı çok daha büyük yatırımlarla buluşacak, bölgenin yükselen yıldızlarından biri hâline gelecektir.
Çünkü şehirler yalnızca binalarla değil, ortak akılla büyür.
Ve bugün Ağrı'da en kıymetli yatırım, işte bu ortak çalışma ruhudur.
Bu nedenle ben artık o eski cümleyi değil, yeni bir cümleyi kuruyorum:
Ağrı sahipsiz değil... Ağrı, sahip çıkılan bir şehir olmanın en güçlü dönemlerinden birini yaşıyor.







